İlle de Mavi


Bize yadigâr kalan kitabıyla, geçmişimize ve hayallerimize renk verenAdnan Keskin’in karanlık dehlizlerdeki macerasına eşlik ederken bizler, renkten renge akan hikâyenin sonunda, hasretin, özgürlüğün ve aşkın renginin İLLE DE MAVİ olması gerektiğine hak verir, duran kalp atışlarının da aynı renkte olduğunu içimiz burkularak hatırlarız.Doğan Akhanlı

Marksizmden Sonra Marx : Karl Marx’ın Felsefesi


Marksizmden Sonra Marx, Karl Marx’ı hem Marksistlerin hem de Marksist olmayanların tartışmalarında egemen olan siyasi Marksist yaklaşımların ipoteğinden kurtararak, okuru Marx’ı yeni bir gözle yorumlayıp anlamaya cesaretlendiriyor. Bu kitap, bir yandan Marx’ın Hegel’le ilişkisi üzerinde dururken, diğer yandan Marx’ın felsefesi hakkında geniş ve anlaşılır bir analiz sunuyor.Siyasi Marksizm her zaman Marx’ın teorileri hakkında ayrıcalıklı bir ilişki iddia etmiştir ve hâlâ etmektedir. Bu Marksizm genel olarak herkesin, dikkatlice incelemeden, yaygın olarak kabul ettiği bir Marx felsefesi sunmuştur. Bu kitap, siyasi Marksizmin Marx’ı dönüştürdüğünü, çarpıttığını ve temel felsefi görüşlerini anlaşılmaz hale getirdiğini iddia ediyor ve bu sürece müdahalede bulunmak amacıyla, Marx’ın felsefi fikirlerini daha geniş bir Hegelci çerçevede yeniden ele almaya odaklanıyor. Siyasi Marksizmin sona erişinden sonra belki de ilk defa Marx’ı Alman felsefesi içinde yeni bir başlangıç olarak değil, o geleneğin bir devamı olarak betimleyen görüşe bir giriş yazmak mümkün oluyor. İşte Marksizmden Sonra Marx, böyle bir çabanın ürünüdür.Ciddi Marx çalışmalarında yaşanan bir kuraklık döneminin ardından Rockmore’un, hem felsefi hem de tarihsel dönemler hakkında etraflı bilgiler içeren kitabının yayımlanması büyük bir olaydır. Marx’ın kendi metinlerinin özenli bir analizini yapan Rockmore, onu Alman idealizmi geleneğine yeniden yerleştiriyor ve daha sonraki Marksizmlerin yükünden kurtardıktan sonra, güçlü ve anlaşılır bir sentez ortaya koyuyor.William L. Bride, Purdue UniversityKomünizmin çöküşünü Marx’a olan ilginin düşüşü izledi. Rockmore’un Marksizmden Sonra Marx’ı bu trendi tersine çevirmeye yardım edecek, Marx’a ilişkin yeni bir değerlendirmenin başlangıcıdır… Rockmore ayrıca Marx’ın politik ekonomiye yaklaşımını, özellikle Kapital’in ana fikirlerini çok iyi açıklıyor.Robert Nola, University of Auckland

İçimde Bir Kedi


Sevgiliyi terk etmekten de bir ofise sıkışıp kalmaktan da çocukluk korkularından, karşılıksız aşklardan ya da ölümden de söz etse, bir ses geziniyor bu hikâyelerin içinde: hınzır bir kız çocuğu sesi. “Bir kız vardı ofiste, oraya ofis diyen bir ben kalmıştım, herkes için orası “şirket"ti, evren demeye dilleri varmazdı. Arı kovanına el sokmak istemediğimden sesimi çıkarmazdım. Hey! Aklınızı mı kaçırdınız siz? Burdan çıkınca başlıyor hayat, demezdim. Bilmezdi onlar yasta olduğumu, gözlerim hep şiş sanıyorlardı mesela, ben hep gülecim sanıyorlardı, internetten sohbet ettiğim herkesi sevgilim sanıyorlardı. Laf aramızda, akıllarını kaçırmışlardı.

Entrika Mühendisi Kanavoz


Soru üstüne soru soran çocukların romanı bu.Akış şemalarıyla başı dertte olan Genco ile rüyalarını satışa çıkaran Telepatik Gülce’nin hikâyesi akıp gidiyor roman boyunca.Yetişkinlerin yorgun ve can sıkıcı beyin hücrelerinden yakınan Dâhi Tıksırık’ı da unutmayalım...Yazarıyla insafsızca alay eden, “Böyle roman görmedim, yolgeçen hanı gibi!” diyen Estirik Periş var bir de... Burnunu soktuğu her cümlede satırlara kestane fişeği attıran şey yani.Yazarın ensesinde boza pişirip duran bir esin perisi yetmezmiş gibi, “Ben sürrealizmin ta kendisiyim!” diyen Salvador Dali bile var romanımızda.

Küçük Mucizeler


Küçük mucizeler, büyülü renkler gibidir.Lekeler hâlinde yüreğimizde yer eder.Etkileri bir gün kaybolmaya yüz tutsa da izleri daima kalır.  

Katilin Şeyi


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve “Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz,” diye başlar söze. Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur.  Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı.  Katilin Şeyi, Vedat Kurdel’in ilk yazarlık denemesi, bir seri katilin beşinci kurbanı olmaktan son anda kurtulduğu, soluk soluğa okuyacağınız bir macera.  April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor: Algan Sezgintüredi’den, polisiyenin aslında edebiyatın altın çocuğu olduğunu ispatlayan bir roman: Katilin Şeyi.  

Katilin Meselesi


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve, “Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz,” diye başlar söze. Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur. Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı. Katilin Meselesi’nde Vedat Kurdel, turistik bir kasabadaki Şekspiryen bir dizi cinayeti aydınlatmaya çalışıyor. İşin içinde arkeolojik kazılar, şaibeli bir taş ocağı, konuşan karıncalar ve bir hayalet de var.  April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor: Algan Sezgintüredi’den, meselesi edebiyat olan ve Hamlet’e selam çakan bir polisiye: Katilin Meselesi.  

Katilin Uşağı


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve, “Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz,” diye başlar söze. Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur. Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı.  Katilin Uşağı’nda bir grup zenginle birlikte, insan elinden çıkma bir kurşun sağanağına yakalanan Vedat’la Tefo, hayatta kaldıkları yetmezmiş gibi, kendilerinden istenmediği halde dolambaçlı bir cinayeti de çözüyor.  April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor: Algan Sezgintüredi’den smokinle gidilmesi şart bir toplantıya kot pantolonla falan değil, çırılçıplak dalıveren iki özel dedektifin, kesinlikle doğru zamanda doğru yerde bulundukları bir macera: Katilin Uşağı.  

Katilin Şahidi


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve, “Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz,” diye başlar söze. Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur. Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı.  Katilin Şahidi’nde Vedat Kurdel, bir yılbaşı gecesi, kendisine bu angaryayı yükleyen Tefo’ya küfrede küfrede almaya gittiği bir tepsi hindiyi merdiven evine bırakıp kurbanın evine girdiği de çıktığı görülmeyen bir katilin peşine düşüyor, sonunda hem katili hem de aşkı buluyor.  April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor: Algan Sezgintüredi’den okura katilin kim olduğundan daha fazlasını merak ettiren bir roman: Katilin Şahidi.  

Od Erler : Mahşer Yolcuları


Eski OdEr dilinde yazılı kitap işte artık elindeydi, ona dokunmaya cesaret edemiyordu. O kitaba nice dedelerin, şamanlaıın, ataların eli değmişti. Nice bin yılların ağırlığı vardı o kitapta. Gözleri yaşardı. Sandığı dikkatlice aldı. Üfleyerek tozunu dağıttı sonra ise kitabın üzerini temizledi. Gümüş sandığın üzerine çizili ebediyet sembolünü eliyle okşadı ve kalbinin üzerine koydu. OD-ER'LER'i, Hakikate yürüyen o kahraman yiğitleri, ruhunda hissetti. Tarihin derinliklerinden haber veren hakikatin sırlı sesi kulaklarında çınlıyordu. O anda gözlerinin içine dikkatlice bakan olsaydı, adeta dünyanın yaratıldığı günü görebilirdi. İşte SIR elindeydi! Asırlardır gizli kalan bilgi, dünyayı yerinden oynatacaktı.

Kayıp Plan


Amerikan savunma teknolojisinde son yılların en büyük gelişmesi kaydedilmiştir; inanılmaz sürat yapabilen bir saldırı denizaltısı. Dünyada bu silahın bir benzeri daha yoktur. Ne var ki ortada bir sorun vardır: Denizaltının prototipi ve planları kayıptır, üstelik bu projenin sahibi bilimadamı da ölmüştür.Bu esrarengiz olaylar yaşanırken okyanusun ortasında gemiler kaybolur; bunların bazıları hiç bulunamaz, bulunanlar da ise geriye dehşet dolu manzaralar kalmıştır.Ve tüm bunların 1943 yılında kaybolan İtalyan denizaltısıyla ne ilgisi vardır? Gerçeği aramak Dirk Pitt ve onun ekibine kalmıştır. Bu kritik görev dünyanın geleceğini belirleyecektir.Soluk kesen bir gerilim ve olağanüstü hayal gücüyle dolu Kayıp Plan, serüven yazarlığında Clive Cussler’ın bileğini kimsenin bükemeyeceğinin kanıtıdır.

Başbakandan Korkan Kedi


Deli diye akıl hastanesine yatırılmış düzen karşıtı, şirin, tonton bir emekli öğretmen Sürekli, kendi gençliğinden Gezi gençliğine kadar geçen o uzun süreçte yaşadıklarını anımsıyor. Böylece de, dönemin kadın erkek ilişkilerini, aşklarını, cinsel yaşamını, değişen toplumsal yapıyı, belleklerden silinmeyen olayları ve ülke gerçeklerini, okuru sık sık güldüren bir biçimde sergiliyor.Tanınmış Tiyatro ve Mizah yazarı Kandemir Konduk siyasi mizahın sesinin kısıldığı, komedinin şaklabanlık sanıldığı bir dönemde güldürse de, gülüp geçilmeyecek çok çarpıcı bir kitapla karşımızda.

Ay Yıldız Teşkilatı


Ay Yıldız… Göğün direği alınana kadar hükmü sürecek TÜRK kavminin sırrı… Var olduğu günden bu yana HAKK'A tapan kavmin vicdanı… Türk destanlarının temel öğesi ve Türklük kodu…  1911 yılında Selanik şubesi GAZİ MUSTAFA KEMAL tarafından kurulan Ay Yıldız Teşkilatı'nın çekirdek kadrosu, 1923 yılında TÜRKİYE CUMHURİYETİ'ni kurdu.  CUMHURİYET TARİHİNDE İLK KEZ BU KİTAPTA Ay Yıldız Teşkilatı'na ait yayımlanan orijinal belgeler… 1911 yılında Gazi Mustafa Kemal tarafından kurulan Ay Yıldız Teşkilatı Selanik Şubesi hakkında belge ve bilgiler…  2. Abdülhamit Han'ın özel muhafızları ve Ay Yıldız Teşkilatı arasındaki saklı kalan ilişkiye dair bilgiler… Ay Yıldız Teşkilatı'nın masonlar hakkında Atatürk'e sunduğu rapor ve bu raporla ilişkili olarak mason teşkilatlarının kapatılması hakkında yayımlanan orijinal belge…  Ay Yıldız Teşkilatı ile Encümen-i Daniş arasında yaşanan çekişme.. Ay Yıldız Teşkilatı tarafından Anadolu'ya, Osmanlı coğrafyasını işgale karşı örgütlemek için gönderilen komutanlar kimlerdi? Gazi Mustafa Kemal bu komutanlardan biri miydi?  TÜRK TARİHİNDE İLK KEZ BU KİTAPTA Cumhurbaşkanlığı Forsunun kadim anlamına ait ilk kez yayımlanan orijinal bilgi ve belgeler…  Türk'ün kadim vizyonu 17. Yıldız ile Cumhurbaşkanlığı Forsu arasındaki bağ...

300'ler Komitesi : Komplocular Hiyerarşisi


"Seçilmiş hükümetler pek nadiren halklarını yönetirler." - Benjamin Disraeli, İngiliz Başbakanı  "Birbirini tanıyan sadece üç yüz adam Avrupa'nın kaderini idare etmektedir. Bu adamlar haleflerini kendi çevrelerinden seçerler. Bu adamların tasvip etmedikleri her devleti yok edecek araçları bulunmaktadır." -Walther Rathenau, Alman Dışişleri Bakanı ve AEG başkanı  Dünyayı 1600'lü yıllardan beri uyuşturucu ticareti parasıyla servetler kazanmış ve başında İngiliz monarşisinin bulunduğu 300 kişilik bir komite yönetmektedir. Yeni Dünya Düzeni içinde Tek Dünya Devleti kurmayı amaçlayan bu komitenin her ülkede vatan hainliği yaparak komplo hiyerarşisi içinde yükselmek isteyen adamları bulunmaktadır. Komite her devlette paralel yapılar oluşturarak aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirmektedir: Dindarlık kisvesi altında "Dinler arası diyalog" senaryosu içinde tüm dinleri tek bir din altında birleştirmek... Kalkınmakta olan ülkelerde endüstriyelleşmeyi önlemek, tarımı ortadan kaldırmak... Halkları devlet yardımı ile yaşayacak hale getirmek... 2050 yılına kadar dünya nüfusunu açlık, salgın hastalıklar, kanser, savaşlar ve homoseksüelliğin yaygınlaştırılmasıyla 3 milyar kişi azaltmak... Halkları din ve uyuşturucu kullanımını artırarak kontrol etmek... Tüm milliyetçilik akımlarını yıkmak ve üniter devletlerde çok kültürlülük adı altında bölünmeyi sağlamak, kolay yönetilebilir küçük feodal devletler oluşturmak... Dünyada eğitim düzeyini aşağı çekmek... Yandaş medya ile halk kitlelerinin beyinlerini yıkayarak umutsuzluğa düşmelerini sağlamak... Ülkelere "demokrasi" getirmek adı altında saldırarak doğal kaynaklarını ele geçirmek...

19. Yüzyılda Osmanlı Ekonomisi Üzerine Araştırmalar


19. yüzyıl hem Sanayi Devrimi'nin bir sonucu olarak ülkeler arasında ekonomik gelişmişlik-geri kalmışlık ayrışmasının temelinin atıldığı, hem de ilk küreselleşme sürecinin yaşandığı dönemdi. Dünya ekonomisinin bu son derece kritik yüzyılında Osmanlı ekonomisinde de gerek iç dinamiklerin ve gerekse dünya ekonomisindeki gelişmelerin etkisiyle önemli değişim ve dönüşümler ortaya çıkmış, ancak tüm çabalara rağmen sanayileşme ve ekonomik gelişme başarısı gösterilememiştir. 19. yüzyıl Osmanlı ekonomisiyle ilgili arşiv kaynaklarından derlenen verilere dayalı on iki araştırmanın yer aldığı bu kitapta Tevfik Güran, bu dönem içinde başta ekonominin en geniş sektörü olan tarım olmak üzere, Osmanlı ekonomisinin yapısal özelliklerini ve performansını inceleyerek başarıyı engelleyen ekonomik faktörlerin ortaya konmasına dönük yeni ve zengin bilgiler sunuyor.

Bugünün Diliyle Tevfik Fikret


Tevfik Fikret şiirimizin çığır açan, yenilikçi şairlerinden biridir. Divan şiirinin ağdalı geleneğinden uzaklaşan ve toplumsal sorunları merkeze alan bir şiir yazmıştır. A. Kadir, şairin şiirlerini bugünün diliyle söylediği bu derlemede, günümüz okuyucusunun esas olarak şairin şiirlerinden zevk almasını, eylemci şiir dünyasına tanıklık etmesini sağlamayı gözetiyor. Kitap, yer yer serbestleşen ve konuşma diline yaklaşan divan şiiri formunda yazılmış bu şiirlerin sadece günümüz diline aktarılmasını değil, bugünün diliyle ve şiir tekniğiyle yenilenmesini hedefliyor. Bu derlemede, şairin, "Sis," "Tarih-i Kadîm" ve "Hân-ı Yağma" gibi çok sevilmiş önemli şiirlerinin yenilenmiş biçimleri de yer alıyor.Günümüzde Tevfik Fikret'in gür sesine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Eğlenceli Çıkartmalarla Otomobiller


100'den Fazla Çıkartma Yaratıcı Çocuklar için Oyun Kitabı  Dört-tekerlekli bir maceraya hazırsan yola çıkma zamanı geldi. Çıkartmaları kullanarak ilginç otomobillerle eğlenceli gezilere sen de katılabilirsin.

Gerçi Rum İsek de Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz


Adını 1896'da basılmış bir şiirin ilk iki dizesinden alan bu kitap, Anadolu tarihinin unutulmuş bir unsurunun ve bu unsurun yeniden hatırlanışının öyküsü... 1924'teki Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Mübadelesi çerçevesinde, Ortodoks kilisesine bağlı oldukları için Yunanistan'a gönderilen, Türkçe konuşan Anadolu Rumları -yani Karamanlılar- ve onların kültürü, yarım yüzyıldan fazla ancak bir avuç uzmanla meraklının ilgisini çekebildi. Öncü araştırmacılar Yunanistan'daki Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nde, mübadillerle tek tek görüşerek kapsamlı bir sözlü tarih arşivi kurdu.1980'li yıllarda Karamanlılar ve Karamanlıca hem akademik hem de popüler ilgi görmeye başladı. Evangelia Balta, bilimsel yayınlarıyla bu ilginin büyümesine katkıda bulunanların başında geliyordu. Türkçede ilk kez toplu olarak basılan makaleleri Osmanlı, Türk ve Yunan tarihlerinin bu az bilinen unsurunun tarihine ışık tutuyor: Karamanlı yerleşimlerinin sicil defterlerindeki ev ev, dükkân dükkân dökümleri, buralarda yaşamış insanların dilinden ve kaleminden tanıklıklarla hayat buluyor. Karamanlıca yayınların satır araları modern bir toplumsal yapının ve ulusal bilincin şekillenmesinin araçları olarak okunuyor. Rumca, Yunanca ve Osmanlı Türkçesi kaynakların birbirini nasıl bütünleyerek tarihe ışık tutabileceği, örnek çalışmalarla gözler önüne seriliyor...

Niğbolu 1396


Tarihin en büyük savaşlarının ayrıntılı dökümleri, hasım kuvvetlerin stratejileri, taktikleri, askerî harekâtın düğüm noktaları. Niğbolu Seferinin başlangıcından sonuna kadar yaşanan bütün muharebeler; Yıldırım Bayezid'in Konstantinopolis'i kuşatması, Macar Krallığı'nın yardım çağrısı, Haçlı ordusunun toplanışı, Balkanlar'a yürüyüşü ve Niğbolu'da bozguna uğrayışı.

Oktay Akbal'a Mektuplar 1943-2014


Bu kitap, ‘Şiir yazar gibi yapayalnızım’ ya da ‘bizi yaşatan dostlardan gelen bir iki samimi satırdır’, diye gözleri postada olan, Türk edebiyatının anıtsal yazarlarından öykücü, romancı, gazeteci Oktay Akbal’a arkadaşı, dostu, tanıdığı 40 yazarın gönderdiği, edebiyat eleştirmeni, yazar Hikmet Altınkaynak’ın titiz bir çalışmayla hazırladığı seçme 138 mektubu içeriyor. Mektuplar, 70 yıllık bir dönemi edebiyatıyla, siyasetiyle, toplumsal ve kültürel yapısıyla yansıtıyor

Tunç Çağı'nın Sonu


İnsanlık tarihindeki ilk büyük uygarlıkların geliştiği Anadolu, Doğu Akdeniz, Mısır ve Ege dünyası, MÖ 13. yüzyıla gelindiğinde ihtişamlarının doruğundaydılar. Yüce krallar ile firavunların idaresinde emsali görülmemiş bir barış ve refah dönemi yaşanıyordu. Dur durak bilmeden inşa edilen anıtsal yapılar, saraylar ve tapınaklar ile tarihin ilk küresel ekonomik sistemi içinde el değiştiren kıymetli sanat eserleri ve lüks ürünler de bu döneme tanıklık ediyordu. Sonra bir anda bir şeyler oldu: MÖ 1200 civarında Yunanistan’daki Mykenai gibi büyük saray devletleri; Anadolu’daki Hitit başkenti Hattuşa, Troya, Alacahöyük ve diğer birçok yerleşim; Doğu Akdeniz’de ise büyük ticaret merkezi Ugarit gibi şehirler nedeni hâlâ tartışma konusu olan korkunç bir felaket yaşadılar. Birçoğu yerle bir edildi, yakılıp yıkıldı ve ardından ya unutuldular ya da geçmişlerinin bir gölgesi haline düşerek varlıklarını sürdürdüler. Antik Ortadoğu’nun egemen gücü Mısır Krallığı ise yok olmanın eşiğinden döndü. Felaket’ten sonra Yunanistan, Anadolu ve Doğu Akdeniz’in toparlanması için yüzyıllar geçmesi gerekecekti. Nedenleri tarihçiler arasında bitmek bilmeyen tartışmalara konu olan bu Felaket neticesi Tunç Çağı sona ererken kimileri binlerce yıl geçmişe uzanan uygarlıklar tam anlamıyla yok oldular ve yerlerini kendilerinden pek az bir miras alan yeni bir çağa, yani Demir Çağı’na ve uygarlıklara bıraktılar.

Neden Açım Neden Şişmanım


Eski kayıtlar, eski alışkanlıklar değişmedikçe kilolar kalıcı olarak gitmez, ne yazık ki direnir. Birçok kilolu insanın bilinçaltında saklanan ve şişmanlığı yaratan neden, kişinin farkında olarak veya olmayarak yaşadığı çöküntüler, değişimler kısaca travmalardır. Yaşadığımız duygusal travmalar bedenimizi değiştirir. Doğal olarak herkesin şişmanlığı da kendine özgüdür.  Kilo vermekle ilgili de birçok şikayetimiz var...Kilo verip tekrar geri alıyorum?? Zor kilo veriyorum?? Çok az yesem de bir türlü zayıflayamıyorum??Metabolizmam yavaş, ne yapsam olmuyor?? Kalçalarım çok geniş, her şeyi denedim olmuyor?? Nefret ediyorum bu yağlarımdan, kurtulamıyorum?. . . ?Kabullendim, ben böyleyim napayım!. . . . ?  Aslında bütün bu şikayetlerin düzelmesi mümkün. Dr. Gönül Ateşsaçan hem fiziksel hem de ruhsal olarak size bu yolu açtığı gibi tamamen evde hazırlayabileceğiniz, her keseye uygun malzemelerle üretebileceğiniz yiyecekler, zayıflatan ve yağ yakılmasını sağlayan içeceklerin yanısıra özel diyet listeleri sizi istediğiniz 'o' kişiye dönüştürecek.  Burcunuza göre beslenmeyi öğrenip spor şekillerini de uyguladıktan sonra yepyeni birine dönüşeceksiniz. Dikkat edin yaşam öykünüz beden ölçünüze dönüşür!  Şimdi sıra sizde, haydi başlayalım...

Yıldız Gezgini


Bir akademisyen meslektaşını öldürerek San Quentin Hapishanesi'ne düşen eski bir profesör, burada yaşam boyu hapis cezasını çekerken maruz kaldığı korkunç işkenceden kaçmak için zihinsel taktikler geliştirir. Acı çeken bedenini terk ederek, tarihin farklı dönemlerinde, farklı coğrafyalarda geçen önceki yaşamlarına geri döndüğü yolculuklara çıkar. Jack London'ın korkunç San Quentin'de beş yılını geçiren arkadaşı Ed Morrell'dan esinlenerek yazdığı Yıldız Gezgini'nin anlatıcısının her bir geçmiş yaşam deneyimi, bağımsız birer öykü olarak da okunabilir. London bu en özgün yapıtında, astral seyahat ve yeniden doğuş çevrimi üzerine kafa yorar. Ancak insanlık durumunun bu dirayetli gözlemcisinin asıl derdi, ABD'nin gaddar ve çürümüş hapishane sistemini gözler önüne sermektir.

Milli İrade Nedir


 İrade-i Milliye "MİLLÎ İRADE" Kurtuluş mücadelesinin ilk yayın organıdır. Bizler de Milletin iradesinin yok sayıldığı günümüzde ilk söz olarak MİLLÎ İRADE demeyi seçtik.Haziran 2013'de Şehit aileleri ve Yörük dernekleri öncülüğünde, ortak hassasiyeti Türkiye'nin geleceği olan bir grup aydın, işçi, köylü, esnaf ve öğrenci her cenahtan Vatansever, hiç bir siyasi ayrım gözetmeksizin bir araya geldik. Ortak gaye olarak Vatanın tam bağımsızlığını hedefleyen Millî İrade Bildirisini kaleme aldık. Ağustos 2013?de milliiradebildirisi.org, Mayıs 2014'de ise yenilenen milliiradebirliği.org internet sitesi ile karşınıza çıktık. Millî İrade Bildirisi'nin imzalanmasının birinci yıl dönümünde,   Tam Bağımsız bir Türkiye için, çözüm odaklı öneri getirecek olan, bir dizi çalışmayı sizlere sunabilmek amacıyla bir yayınevi kurduk.    Elmadağı Yayınları'nın ilk kitabı "Millî İrade Nedir?" 21 yazarımızın ortak çalışması ile sizlerle buluşuyoruz.

Bebeğimin İlk Kitabı : Hayvanlar


Serinin Diğer Kitapları; - Zıt Kavramlar- Kelimeler- Renklerve Şekiller


Beni Hatırla ?

Şifremi Unuttum ?